yorum oku

1-7 arası yorumlar (toplam 7 yorum)
  • Nevzat Çınar
  • ANTALYA
  • Türkiye
  • 2012-09-03
  • personel
      rating
  • servisler
      rating
  • temizlik
      rating
  • konfor
      rating
  • verdiğin paraya
    değdi mi?
      rating
9
  • 3–9 Eylül 2012 tarihleri arasında 7 kişi tatilimizi Yonca Lodge otelde geçirdik. Tesis, üç küçük binada toplanmış 14 oda ve içinde çeşitli meyve ağaçları bulunan büyük bir bahçeden oluşuyor. Odalar büyük ve ferah. İki adet superior odanın konumları ve büyüklüğü süper. Ayrıca bahçede çeşitli evcil hayvanlar sizlerle yan yana dolaşıyor. Bir otele veya tatil köyüne değil de kendi yazlık çiftliğimize gitmiş gibi hissettik kendimizi. Öğrendiğimize göre yenen ürünlerin hemen hepsi bahçede yetiştiriliyor ve reçeller de onlardan yapılıyormuş. Deniz temiz fakat öğleden sonra çıkan rüzgâr denizi hafif dalgalandırıyor. Bu nedenle kalkan kum denizi biraz karıştırıyor. Tertemiz yüzme havuzu öyle zamanlar için bir alternatif oluyor. Tesis sahibi Sayın Hatice Hanım ve Şaban Beyin nefis yemekleri ile (İsteğimize göre yemek yapıyorlardı), her zaman gülümseyerek bizleri memnun etmeye çalışan kadroya hayran kaldık. Hepimizin ortak görüşüyle hayatımızdaki en güzel balığı orada yedik. Bu zamanda, denize 10 metre mesafede, kumlar üstünde ve yıldızların altında nerede yemek yiyebilirsiniz? Gündüz ve akşam çalan blues, caz ve 1960 ların sevilen müziklerinden çok hoşlandık. Büyük otellerin karmaşası, gürültüsü ve sürekli yemek-içmek üzerine kurulu düzeninden sonra burası cennet bahçesi gibi geldi bize. Bütün bu güzelliklere, amatör ruhla çalışan fakat profesyonelce yöneten kadroyu da katarsanız her şey çok güzel oluyor. Başta Hatice Hanım ve Şaban Bey olmak üzere, tüm içtenliğiyle bizleri memnun etmek için çaba gösteren genç kardeşimiz Yiğit ve tüm diğer elemanlara teşekkür ediyoruz. Bu arada Bayan Daniela için ne söylesek azdır. Tüm samimiyetiyle ve amatör bir ruhla, resepsiyondan misafir karşılamaya, servisten konuk ihtiyaçlarına kadar her şeyle meşgul olması ve sürekli gülen yüzü ile bizde unutulmaz anılar bıraktı.

  • suzan & dundar KINCAL
  • 04.06.2009
  • personel
      rating
  • servisler
      rating
  • temizlik
      rating
  • konfor
      rating
  • verdiğin paraya
    değdi mi?
      rating
10
  • Bize ideal tatil yerinizde neleri bir arada bulmak isterdiniz diye sorulmus olsa Yonca Lodge'da bulmuş olduklarımızın hepsini saymayı akıl edebilir miydik bilemiyorum! Candan ve sıcak bir karşılama, kapısını açtığınızda çam - lavanta ve belki de tanımlayamadığım başka doğal ve hoş kokularla karşılaştığınız sade ve hoş döşenmiş bir oda; lavanta kokulu yumuşacık beyaz havlular; ne kadar serbestçe ve mutlu olarak dolaşmakta olduklarını gözlerinizle gördüğünüz tavukların yumurtaları, yine kapıdan girdiğinizde gözünüze ilişmiş olan sebze bahçesinin organik ürünlerinin de kullanılması ile ve her öğün taze olarak hazırlanan yemekler; hemen önünüzdeki kumsalda sizi bekleyen güneşlenme ya da gölgede kalma şezlongları, hamaklar, çay - kahve servisleri... Kısaca harika bir tatil geçirdik! Doğa ile başbaşa, sakin ve de çok kaliteli bir tatil geçirmek isteyen herkese gönülden tavsiye ederiz!

  • Özgür Arsalan
  • 09.07.2009
  • personel
      rating
  • servisler
      rating
  • temizlik
      rating
  • konfor
      rating
  • verdiğin paraya
    değdi mi?
      rating
9
  • Bir tesis birkaç kişi ile bu kadar profesyonelce ve bu kadar amatör ruhla nasıl işletilebilir merak edenlere tavsiye ederim. Temmuz başında, sabah 9.30’dan sonra akşam 18.30’a kadar deniz dalgalı oluyor ama denizden gelen meltemin serinliğini dalgaların kıyıya vuruşuna karışan hafif caz sesiyle dinlemek ayrı bir keyif oluyor. Hava çok güzelmiş deyip de dışarıda dolaşmaya çıkarsanız sıcaktan hastalanabilirsiniz. Çünkü içeride deniz esintisi derenin esintisi ile birleşince 6 -7 derecelik bir fark oluşuyor. Zaten gidip de ne yapacaksınız. En lezzetli yemeklerden bir menü de sizi bekliyor. Şunu da ekleyelim sabah yediğiniz katı yumurtanın kabuğunu düzgün soyamamışsanız muhtemelen o sabahın yumurtasıdır.

  • Serpil Alptekin
  • 31.07.2009
  • personel
      rating
  • servisler
      rating
  • temizlik
      rating
  • konfor
      rating
  • verdiğin paraya
    değdi mi?
      rating
9
  • Özellikle kafa dinlemeye gereksinimi olanlar için eşi bulunmaz bir yer. Rezervasyon ile ilgili isteğimiz dikkate alınmadığı için olumsuz başlayan ama olumlu duygularla ayrıldığımız bir tatil oldu.

  • Bora ÜZÜM
  • 21.08.2009
  • personel
      rating
  • servisler
      rating
  • temizlik
      rating
  • konfor
      rating
  • verdiğin paraya
    değdi mi?
      rating
8
  • İlgi, karşılama, hizmet, oda, yemekler gayet tatmin ediciydi. Erken ayrılmak durumunda kaldık ve sadece 1 gece geçirebildik. Denizi kötü: Sabah 11’e kadar nispeten durgun ama 11’den sonra inanılmaz bulanık, köpüklü hale geliyor. Ayrıca açıkta demirleyen teknelerin denizi kirlettiği izlenimine de kapıldım. Denize girişte dikkat etmezseniz kayalar ayağınızı yaralayabiliyor. EDİTÖRÜN NOTU: Deniz dalgalı evet. Ancak pis kesinlikle değil.

  • Demet Balioğlu
  • 30.08.2009
  • personel
      rating
  • servisler
      rating
  • temizlik
      rating
  • konfor
      rating
  • verdiğin paraya
    değdi mi?
      rating
10
  • Aslında bu yorumu daha ziyade genelde sessiz tatiller yapmayı, hatta memnuniyet kriterlerimin genel trendi tutmayışı nedeniyle bir iki yılı tatilsiz geçirmeyi tercih ettiğimi bilen ve bana gittiğim yerler hakkındaki yorumlarımı soran arkadaşlarım için yazıyorum. YONCA LODGE samimi bir işletme. Oraya gitmeden önce kendileriyle yaptığım görüşmelerde bana verilen bilgiler son derece tarafsız ve doğruydu. Bu gerçek bir profesyonellik örneği bence. Hayal kırıklığı ya da huzursuzluğa mahal yok. Özel isteklerime aynı içtenlikle yanıt verildi. Kimsenin odalardaki konfor ve temizlikten şüphesi olmasın lütfen. Bir kere büyük bir otel odasındaki herşey ve ücretsiz sürekli internet bağlantısını düşünürseniz fazlası bile var. Klima, TV, sac kurutma makinesi, minibar, cattle... Eğer iki kişilik büyük bir oda istiyorsanız, suit odaları tercih etmelisiniz. Gerçi deniz kıyısı o kadar güzel ki, otelden ayrılmadan bütün günü deniz kıyısında geçirebiliyorsunuz. Dilerseniz şezlonglarda, dilerseniz köşklerde, dilerseniz hamaklarda, dilerseniz çimenlerin üstündeki büyük minderlerde ya da oturacağım diyorsanız koltuklarda veya limonata barda. Kullandığınız ve Yonca Lodge a ait bütün minderler hayret verici şekilde tertemiz, gerçekten bütün gün kumla ve nemle haşır neşir olan bu minderler nasıl bu kadar temiz kalabiliyor hayret ettim. Bu detayı, hassasiyete dikkat çekmek üzere vermek istedim. Sabah kahvaltısından itibaren müthiş bir müzik yelpazesi ile serinliyorsunuz. Bazen klasik tınılar, bazen latin, bazen piyano... Tabii denizin sesinden ayırabilirseniz. Çünkü denizin birkaç metre ötesinde kahvaltınızı ediyor ve yemeğinizi yiyorsunuz. Akşam yemeklerinde sanat müziği eşlik ediyor size bazen. Eğer büyük bir otelde alabildiğine çöp yemek istiyorsanız, Yonca Lodge sizin için doğru bir yer değil. Sabah kahvaltısında salam, sosis filan bekliyorsanız da. 4-5 çeşit peynir, müthiş domates, salatalık, biber, taptaze yeşillik, çeşitli zeytinler, meyveler, 4-5 çeşit ev yapımı reçel ve bal, değişik mısır ve tahıl gevreklerinin kombinlendirilebileceği kuru yemiş çeşitleri ve yumurta ile son derece yeterli ve başarılı bir kahvaltı sunuluyor size. Ben öğlen yemeği yemediğim için bilemiyorum ama istediğiniz zaman o gün çıkan sebze, makarna, cips ve et yemekleri ile bu öğünün gereğini yerine getirebiliyorsunuz. Ahçı (Hatice Hanım) mükemmel. Şimdi hasta, acil şifalar diliyorum kendisine. Ama gerçekten eli bir başka. O nedenle bu yemeklerin de çok başarılı olacağını düşünüyorum. Beş çayı da çok keyifli. Akşamları çok doyurucu ve lezzetli bir mönü sunuluyor size. Çorba, 4-5 çeşit zeytinyağlı, salata, et ya da balık, tatlı ve meyve. Servis tüm gün çok başarılı. Hiç de amatör değil. Hatice Hanım bütün masaları teker teker dolaşıyor. Sizi doyurmadan kaldırmıyorlar masadan. Çocuklu ailelerin de -değişik yaşlardan minikler olmasına rağmen- hiçbir memnuniyetsizliklerini görmedim. Sahil tam bir kumsal. Bence mükemmel. Dediğim gibi bütün günü rahatlıkla orada geçirebilirsiniz. Denize giriş çakıllı. Eğer bu sizin için bir sorunsa deniz ayakkabısı kolaylıkla bunun üstesinden geliniyor. Öğlen saatlerinde dalgalı oluyor deniz, ancak bu durumu da son iki gün görmedim ben -belki de bir istisna bilmiyorum.- Saatlerce sudan çıkmak istemiyorsanız ve kıyıda kalmayı tercih ediyorsanız belki bu durum düşündürücü olabilir. Ama bunun da bir sorun olduğunu sanmıyorum. Özellikle çocuklu ailelerden örnek vermek isterim, hiç sıkıntı yaşamadılar bu konuda. Çocuklarla birlikte kıyıda denize doyduklarını gördüm. Bense son gün denizden çıktığımda akşam saat 21:00 civarıydı, o kadarını söyleyeyim. Ayrıca deniz Kaş-Kalkan ya da Bozcaada gibi soğuk değil, gayet ılık. Derelerin denize aktığı küçük damarlar hariç. Arka taraftaki tatil köylerinin yüksek sesli animasyonlarını tam yemeğinizin bittiği saatte duymaya başlıyorsunuz. Bu da tatsız olabilirdi ama size limonata bara doğru gidip de sizin için demlenmiş çayınızı, denize ve aya karşı yudumlarken emin olun duyduğunuz ses sadece denizinki oluyor. Müşteri profili de son derece saygılı ve düzgündü. Tüm çalışanları ve işletmecileriyle birlikte, gösterdikleri iyi niyet, samimiyet ve profesyonellikten dolayı teşekkür ediyorum. (EDİTÖRÜN NOTU: Demet Hanım, maaşallah köşe yazarı gibisiniz. Helal olsun valla!)

  • Bilge B
  • İstanbul
  • Türkiye
  • 2005
  • personel
      rating
  • servisler
      rating
  • temizlik
      rating
  • konfor
      rating
  • verdiğin paraya
    değdi mi?
      rating
8
  • Hayatımda geçirdiğim en güzel tatillerden biriydi. Dere, deniz, ördekler yemekler, Kıbrıs akasyası altında tahta şezlonglarda başbaşa romantik deniz kenarı uykuları ve kitap... Güzel müzikler ve konuksever bir aile.