Bu otele çok fazla şey beklemeden gittik ama yaşadıklarımızdan çok memnun kaldık. Otelin lokasyonu çok iyi. Hem çarşı içi, hem dışı. Hem gürültüden yeterince uzak, hem gece yürüyüşleri yapmak için çarşıya çok yakın. Deniz, muhteşem. Resepsiyondaki genç adamın ismi Furkan. Ülkemiz turizm sektöründe bu kadar güleryüzlü, efendi ve yardımsever birisine kolay rastlamıyorsunuz. Gündüzleri bu görevi, gözlerinin içine kadar gülen bir bayan, Gülseren Hanım alıyor. Sabahları terasta denize karşı oturduğunuzda kahvaltı servisinizi düzenleyen Mustafa ve akşamları güneş batarken kumsaldaki masanızda size şeflik yapacak olan sevgili Hüseyin ile mutlaka tanışın, restoranda şef garsonluk nasıl yapılırmış bir de ondan görün. İlk gittiğiniz günün gecesinde mutlaka (ama mutlaka) şarap sosunda fileto levrek sipariş edin, ağzınız burnunuz zevkten çarpılsın, nasıl bir yere geldiğinizi daha ilk andan anlayın. Akşam yemeklerinde sipariş verirken korkmayın, bahsettiğim bu lezzet fırtınasının bir tabağını 23 liradan sunuyorlar çünkü (siz Bodrum'da en son yediğiniz balığa ne kadar ödemiştiniz ?). Sonra, patronlardan sevgili Murat ile (ve denk gelirse dünya tatlısı Japon eşiyle) tanışın, bir adamdan daha ilk el sıkışma anında nasıl dostluk titreşimleri alınır, bunu yaşayın. Diğer patron Bilal ile de her konuda keyifle sohbet edebilirsiniz (Rus asıllı kedisi Murka'ya iyi davranmanızı koşuluyla). Odalar son derece konforlu, sabah temizlikleri özenli, tüm personel nazik. Burası profesyonel bir kuruluş değil, çok iyi niyetli, son derece nazik ve sevecen insanların çalıştırdığı ve çalıştığı bir yer. Ruh amatör, hizmet profesyonel. Kendi adımıza, biz her yaz burada en az bir hafta kalmaya karar verdik bile. Yazıda tüm ismi geçenlere tekrar tekrar teşekkürlerimi iletiyorum.