T
aşkule otel, Yalıkavak’ın belki de en köklü otellerinden biri. Yıllar içinde sıkı müdavimler edindi. Konumu çok seviliyor. Haksız da sayılmazlar zira şehir merkezine bu kadar yakın olup aynı zamanda pırıl pırıl bir denize girilebilen ender yerlerden biri.
Tarz Bodrum klişelerinden uzakta, daha çok Nişantaşı normlarına uygun. Odalar toprak renklerinde, özel seçme kumaşlarla donatılmış. Uydu kanalından, DVD çalarına, mini bardan jakuzisine kadar tahmin edilen ve edilmeyen her tür konfor mevcut.
Bahçe kenarındaki alt kat odaları daha serin ve daha sakin. Buna karşın üst kat odaları begonviller arasından denizi görüyor ve daha aydınlık. Balayı odasında şömine ve sauna da var. Havuz, odalarla deniz arasında, gayet davetkar. Hemen önü kumlu güzel bir plaj. Otelin kafesinden gün boyu servis mevcut.
Özellikler:Kredi kartı kabul ediliyor • Denize sıfır • Güzel bahçe • Yüzme havuzu • Odalarda telefon • Odalarda televizyon • Odalarda klima • İnternet var
Konum:Köy içinde • Denizin tam dibi
Restoran:Akdeniz/Ege mutfağı • İstek üzerine yapılır • Deniz ürünleri • Vejetaryen
Çocuk politikası:Çocuk kabul edilir
İnternet bağlantısı:Sadece ortak mekanlarda var • Ücretsiz • Her yerde var
Aktiviteler:Rehberli tur • Doğada yürüyüş imkanı • Sauna
Evcil hayvan politikası:Kabul edilir
Son yapılan yorum
-
Ertan Sunay
-
Istanbul
-
Türkiye
-
01.08.2011 - 06.08.2011
- verdiğin paraya
değdi mi?
10
Bu otele çok fazla şey beklemeden gittik ama yaşadıklarımızdan çok memnun kaldık. Otelin lokasyonu çok iyi. Hem çarşı içi, hem dışı. Hem gürültüden yeterince uzak, hem gece yürüyüşleri yapmak için çarşıya çok yakın. Deniz, muhteşem. Resepsiyondaki genç adamın ismi Furkan. Ülkemiz turizm sektöründe bu kadar güleryüzlü, efendi ve yardımsever birisine kolay rastlamıyorsunuz. Gündüzleri bu görevi, gözlerinin içine kadar gülen bir bayan, Gülseren Hanım alıyor. Sabahları terasta denize karşı oturduğunuzda kahvaltı servisinizi düzenleyen Mustafa ve akşamları güneş batarken kumsaldaki masanızda size şeflik yapacak olan sevgili Hüseyin ile mutlaka tanışın, restoranda şef garsonluk nasıl yapılırmış bir de ondan görün. İlk gittiğiniz günün gecesinde mutlaka (ama mutlaka) şarap sosunda fileto levrek sipariş edin, ağzınız burnunuz zevkten çarpılsın, nasıl bir yere geldiğinizi daha ilk andan anlayın. Akşam yemeklerinde sipariş verirken korkmayın, bahsettiğim bu lezzet fırtınasının bir tabağını 23 liradan sunuyorlar çünkü (siz Bodrum'da en son yediğiniz balığa ne kadar ödemiştiniz ?). Sonra, patronlardan sevgili Murat ile (ve denk gelirse dünya tatlısı Japon eşiyle) tanışın, bir adamdan daha ilk el sıkışma anında nasıl dostluk titreşimleri alınır, bunu yaşayın. Diğer patron Bilal ile de her konuda keyifle sohbet edebilirsiniz (Rus asıllı kedisi Murka'ya iyi davranmanızı koşuluyla). Odalar son derece konforlu, sabah temizlikleri özenli, tüm personel nazik. Burası profesyonel bir kuruluş değil, çok iyi niyetli, son derece nazik ve sevecen insanların çalıştırdığı ve çalıştığı bir yer. Ruh amatör, hizmet profesyonel. Kendi adımıza, biz her yaz burada en az bir hafta kalmaya karar verdik bile. Yazıda tüm ismi geçenlere tekrar tekrar teşekkürlerimi iletiyorum.
diğer yorumları göster