Ö
lüdeniz, memleketin tartışmasız en çarpıcı sahili. Otuz yıldır Türkiye’nin “tanıtım simgesi” olmasının sonucu yöre komple İngilize teslim. Başta rahatsız edici görünüyor ancak zamanla insan alışıyor. Hatta kalitenin “Avrupai” standartlarda yükselmesinin keyfini çıkartıyor. En eğlenceli ve esprili barlar, lokantalar da kim ne dersin orada.
Oyster Residence, bu cangıl cungulun ortasında, şoke eden bir güzellikle çıkıyor insanın karşısına. 20. yüzyıl başı koloniyel tarzda inşa edilmiş iki blok. Şimdiye kadar gördüğümüz en güzel taş merdivenler. Zeytin ağaçları, var olduklarından beri hiç bu kadar dekoratif olmamıştır herhalde. Denizle arasında sadece yol var. Mobilyalar yeni moda: şık hasır. Odalar sade fakat geniş. Olmayan iki şey: Çocuk ve müzik. Gerçek bir huzur kalesi.
Bu başyapıtın sahibesi Günsenin hanım enteresan bir insan. Boş vakitlerinde dünyayı dolaşıyor. En son Küba’daydı. Kadyanda bayırlarında Che Guevera şapkasıyla ve topuklu pabuçlarla dolaşacak kadar fantastik bir kişilik. Yanı sıra butik otel danışmanlığı yapıyor.
Hatırlatmakta yarar var: Yüksek sezonda akşamları çevreden sesler gelebiliyor.
Özellikler:Kredi kartı kabul ediliyor • Denize sıfır • Güzel bahçe • Yüzme havuzu • Odalarda telefon • Odalarda televizyon • Odalarda klima
Konum:Denizin tam dibi
Restoran:Akdeniz/Ege yemekleri • Balık yemekleri • Yöresel
Çocuk politikası:Çocuk kabul edilmez
İnternet bağlantısı:Her yerde var • Ücretsiz
Evcil hayvan politikası:Kabul edilmez
Son yapılan yorum
- verdiğin paraya
değdi mi?
0
Yuh yani kişi başı gecelik 150 euro! Tapusunu da veriyorlar mı orada kalınca? (EDİTÖRÜN NOTU: Alaçatı taraflarında 340 TL. Son yıllarda pek tatil yapmıyorsunuz galiba... Memleket artık böyle..)
diğer yorumları göster