M
oy, Hemşince “dağ çileği” manasına geliyormuş. Emekli bankacı Ömer Bey ile İngilizce öğretmeni Nüket Hanım'ın neredeyse 25 yıllık rüyaları.İzmir’deki işlerini bitirince Alaçatı’ya gelip açmışlar “çilek”lerini.
Adı gibi sempatik, cana yakın bir yer. Merkeze taş çatlasa 10 dakika yürüme mesafesinde. Karı koca gittikleri her yerden "düşlerindeki otel" için eşya toplamışlar. Çamlıhemşin’den kuzineler mi istersiniz, Konya’dan yıkılan bir evden sökülmüş (sonra yatak başı olacak) ahşap kapılar mı, Güneydoğulardan kilimler mi.. (O kuzinede bir börekler, kurabiyeler pişiyor.. of off!)
Bina Alaçatı tarzının tipik bir örneği. Açık maviye boyanmış sakız cumbalı, taş kaplama güzel bir ev.
İçi daha heyecanlı. Bir kere bahçenin neredeyse tümünü kaplayan havuz son derece iştah açıcı. Sonra doğal halinde bırakılmış ahşap kütüklerle yapılmış tırabzanlar dağ evi havası vermiş.
Her odanın ayrı bir ambiyansı var. Beyaza boyanmış ferforje özel tasarımlı “baldaken” yataklar cidden hoş.
Mutfakları "gönlü" olan herkese açık. Kahvaltıda memleketin her yerinden bir şeyler var. Kars'tan gravyer ve bal bile! Sabah omleti bahçede yetişen biberiye, maydanoz veya dereotuyla yapılıyor.
Diğer tüm otellerden iki adet farkı var.
BİR: Briç öğrenip oynayabilir.
İKİ: Resim öğrenip yapabilirsiniz.
İkisi de Ömer beyin özel merakı ve kendisi, meraklarını paylaşacak kadar cömert bir insan.
Misafirlerine bisiklet verdikleri gibi Karaburun yarımadasında bağlar arasında yürüyüş yapmak isterseniz rehberlik de ediyorlar.
Unutmayın: Her sabah taze çiçekle karşılanacaksınız.
(Yazan Mutlu Tönbekici/Nisan 2011)
Özellikler:Geleneksel mimari • Güzel bahçe • Yüzme havuzu • Odalarda televizyon • Odalarda klima • Yaz-kış açık • Kredi kartı kabul ediliyor
Konum:Köy içinde
Restoran:İstek üzerine yapılır
Çocuk politikası:Çocuk kabul edilir
İnternet bağlantısı:Her yerde var • Ücretsiz
Aktiviteler:Doğada yürüyüş imkanı • Bisiklet • Hobi / kişisel gelişim kursu • Rüzgar sörfü
Evcil hayvan politikası:Kabul edilmez
Son yapılan yorum
-
Selin Aksu
-
İstanbul
-
Türkiye
-
Eylül
- verdiğin paraya
değdi mi?
10
Moy Otel’in kapısından içeri girerken, duyduğum o içten, o muhteşem ses tonuyla söylenen bir ‘Hoşgeldiniz’ sözcüğünden sonra yelkenlerim suya düştü. 4 gün belli ki muhteşem geçecekti..
Müzik , oda, kahvaltı, havuzu, bahçesi.. herşey çok güzel ve mükemmeldi. Makarnalarına ve Alaçatı kahvaltısına bayıldım.
‘Yıldızı Parlasın’. Bir daha bu zamanlarda görüşmek üzere..
diğer yorumları göster