Y
er nefes kesici. Dik bir yamaçta, bir göl gibi görünen Selimiye Koyu’nun baş döndürücü güzelliğine hükmediyor. Bir tarafta minik haçlı kalesi, öbür tarafta boz renkli yalçın kayalar ve mavi denizin içinde serpilmiş adalar... Günün her saati büyüleyici.
Sahibi otuz yaşlarında, Türkçe konuşabilen bir Fransız hanım: Solenne. Yıllarca ailesi ile Kapadokya’da otel işletmiş. Sonra Selimiye’ye gelmiş. Daha ilk bakışta tutulmuş.
2 yıllık zorlu bir inşaat mücadelesinden sonra bir filmde gördüğü ‘uçurumun kenarındaki havuz’ hayalini gerçekleştirmiş. Hedefi gelen konukları şehir stresinden arındırmak, iyi şarap, harika yemek, mum, ay, güneş, tavla ve “mojito” ile şımartmak.
İkinci gelme nedeni: Mutfağı. Yemek konusu açılınca yosun rengi gözleri daha bir ışıldıyor. Kendi pişiriyor. Türk-Fransız füzyon: Pirinç dolması yerine yengeç dolma, deniz mahsullü saç tava.
Tesis geleneksel Türk tipi yazlık konut mimarisinde. Gözümüz biraz Fransız ‘tuşeler’ aradı gerçi ama zamanla olur elbette. Odalar sade.
Deniz kenarında özel plajı ve iskelesi de var.
Özellikler:Kredi kartı kabul ediliyor • Doğada yerleşim • Güzel bahçe • Yüzme havuzu • Odalarda klima • Çocuk havuzu (50 cm den sığ)
Konum:Dağda • Köy içinde
Restoran:Akdeniz/Ege yemekleri • Fransız yemekleri • Ev yemekleri
Çocuk politikası:Çocuk kabul edilir
İnternet bağlantısı:Sadece ortak mekanlarda var • Ücretsiz
Evcil hayvan politikası:Kabul edilir
Son yapılan yorum
- verdiğin paraya
değdi mi?
8
Les Terasses de Selimiye'nin manzarası olağanüstü! Havuzu küçük ama çok keyifli. Tüm "staff" Fransız, müşteriler de sanırım genelde Fransa’dan. Yemek güzel, fiyatlar makul. Otelin sahibesi herkesle ilgili, samimi... Otelin daha çiçekli, ağaçlı olmasını dilerdim. Yeni bir yer (Google Earth’de yok!) EDİTÖRÜN NOTU: Google Earth bizim kadar hızlı keşfedemiyor güzel yerleri :)
diğer yorumları göster