İ
stanbul’da iş güç sahibi bir mimarla yıllarca Manhattan havasını solumuş bir ressam, her şeyi bırakıp her tür teknolojiye ve imkana meydan okuyan bu ıssız dağ başına gelmişler. Bir çağdaş kaçış şatosu inşa etmişler: KALDERA. Mimaride, yerel olanı tümden reddeden bir tür modernizmi tercih etmişler.
İlk izlenim keskin. Tanıdıkça öyle olmadığı anlaşılıyor. Yaklaşım içten, abartısız, dünya görmüş insanlara özgü rahatlığa sahip. Ahu’nun yemekleri fevkalade: görsel ve damaksal birer şölen. Kahvaltı da öyle.
Yer etkileyici: Midilli adasına neredeyse tepeden bakan muazzam bir dağ başı. Etraf volkanik kaya. Hava – özellikle Eylülden sonra – sarhoş edici. Bayır aşağı on-onbeş dakika yürüyünce otele ait özel koya geliniyor. İnanılmaz derecede berrak bir denize açılan, ıssız, yumuşak çakıllı, küçük bir plaj. Basit birkaç oturma yeri ile çardaktan başka bir şey yok; azami nüfus ya üç ya beş kişi. Bütün dünyayı unutup günü geçirecek yer.
Özellikler:Kredi kartı kabul ediliyor • Doğada yerleşim • Güzel bahçe • Odalarda televizyon • Odalarda klima
Restoran:Akdeniz/Ege yemekleri • Ev yemekleri • Balık yemekleri
Çocuk politikası:Çocuk kabul edilir
İnternet bağlantısı:Her yerde var
Aktiviteler:Doğada yürüyüş imkanı • Tekne, kano
Evcil hayvan politikası:Kabul edilmez
Son yapılan yorum
-
Susy
-
DdkneZpASo
-
dGOSvTEj
-
SVjjGxPY
- verdiğin paraya
değdi mi?
6
I'm out of legaue here. Too much brain power on display!
diğer yorumları göster