G
üzelliği: Doğallığında. Tarihi bir binayı restore edip dekore ederken düşülen en büyük hata modernlik veya konfor veya stil uğruna (bazen de zevksizlik yüzünden) binanın ruhunu öldürmek.
Hacı Şakirler Konağı bu manada insanı hiç üzmüyor. Mudurnu'nun dış yamacındaki bu güzel konak çok yumuşak bir şekilde tamir edilmiş. Yamuk olan yamuk kalmış. eski diye canım ahşaplar sökülüp yerine kereste konulmamış. Duvarlar kaba sıva bırakılmış. Dokunduğunuz her noktada yılların temiz izleri var. Mış gibi yapmıyor. Gerçek.
Ancak püf noktası: Köylü değil. Her şey yerinde. Sedir, sedir gibi, sandalye bildiğin kahve sandalyesi. Masa mı lazım olmuş? Fazla uzatmadan marangoza kestirilivermiş. Yataklar yorganlar elbette ki yün. Beşik, sahibini bekler vaziyette. Bahçe, bostanı, taş avlu ve çardağı ile yüz öncesinin içtenliğinde, günümüz bakımında.
Konağın sahibi İstanbullu bir iş adamı. Sosyal sorumluluk kapsamında konağı alıyor. Büyük bir duyarlılıkla toparlıyor. Amacı kaynakları tüketmeyen çevreyi bozmayan ve istihdam yaratan bir eko turizm anlayışını yaratmak. Ticari kaygıların neredeyse olmadığı bir rüya.
İşin başında dünya tatlısı bir Mudurnulu: Mehmet Cantürk. Hakiki bir Anadolu aydını. Sırf onun sohbeti için bile gidilebilir. Bir de tabii keşli erişte için.
Bu arada meraklısı için Yenihacılar Köyü'ndeki dağ evlerine doğru piknikli miknikli çok hoş yürüyüşler yapıyorlar. Yöre sanatçılarıyla türkü geceleri, orta oyunları, civar hamamlarda hamam sefası, pazar ve ekolojik ürünler gezileri, rehberler eşliğinde çarşı pazar cami hamam gezileri yine isteyenler için düzenleniyor.
Özellikler:Kredi kartı kabul ediliyor • Doğada yerleşim • Geleneksel mimari • Güzel bahçe • Yaz-kış açık
Konum:Tarihi yerleşim içinde • Köy içinde • Ormanda • Üzüm bağında
Restoran:Ev yemekleri • Yöresel
Çocuk politikası:Çocuk kabul edilir
İnternet bağlantısı:Her yerde var • Ücretsiz
Aktiviteler:Rehberli tur • Doğada yürüyüş imkanı • Bisiklet
Evcil hayvan politikası:Sadece bahçede kabul edilir
Son yapılan yorum
-
Yaprak Erdem
-
Ankara
-
TR
-
15-17 Kasim 2010
- verdiğin paraya
değdi mi?
10
3 aile Mudurnu'yu görelim istedik; kasabanın odun ateşi kokusunu, horozunun ötüşünü, sabah güneşinin ılıklığını duyalım istedik. Belki 1 gün, 1 gece gece yeter diye düşündük önce ama sonra 2 gece kalalım dedik. Hiç de pişman olmadık. Eski, küçüklük günlerimizin TV'siz ve tadına doyulmaz akşam muhabbetleri, sıcacık bir ortam, sessizliğe uyanmak... Aradığınız buysa, tam yerini buldunuz! Mehmet Cantürk'ün dediği gibi, oraya anneannenizin mis gibi sabun kokulu, sobalı köyevine gider gibi gidin. Ne bir eksik, ne bir fazla! Eh, köyevlerinde üst katlara da ayakkabıyla çıkılmaz herhalde, terlik iyi olur! Hatırlatması benden...
diğer yorumları göster