İlk kez geçen yıl Kasım ayında tanıştık Akdeniz Bahçesiyle. Eve döner dönmez ilk işimiz de bir sonraki ziyareti planlamak oldu. O kadar sevmiştik ki Akdeniz Bahçesini ve o kadar kendimizi evimizdeymiş gibi hissetmiştik ki bu sefer maaile gitmeye karar verdik. 23 Nisan’da cümbür cemaat Çıralı’daydık. Portakal, mandalina, greyfurt, limon ağaçlarının çiçeklerinin kokusuyla sarhoş olarak, harika bir bahçede salıncakta ve ya hamakta uzanıp gökyüzünü izleyerek, medeniyet denen tek dişi kalmış canavardan uzakta sevdiklerimizle sohbet ederek, bahçeden iki adım ötede, fıstık çamlarıyla bezeli dünyanın en güzel sahilinde Olympos dağına selam gönderip, yürüyerek, uzanıp dinlenerek, hepsi birbirinden güzel taşları inceleyerek, Çıralı’nın küçücük okulunda binbir özenle hazırlanmış 23 Nisan törenlerini izleyerek bulunmaz bir tatil geçirdik. Kendimizi Akdeniz Bahçesinin müdavimleri arasına katılmış sayıyoruz, zira hem mekânın hoşluğu, ferahlığı hem de Serpil hanım ve Ekrem Bey’in sıcaklığı, arkadaşlığı ve yakın eşliği insanda kolayca bu duyguyu oluşturuyor. Bahçenin evleri ise çok konforlu, her türlü ihtiyacı karşılamak üzere düzenlenmiş. Evlerin her birinin çok yeterli mutfakları var ve mutfaklarda “iğneden sürmeye” her şey mevcut. Yani yakın bir merkezden kendi yiyeceğinizi alıp, rahatlıkla mutfağı kullanabilirsiniz. “Yok, ben bununla uğraşmam” derseniz Akdeniz Bahçesinin kendi sunumları da gayet nefis. Serpil Hanımın reçelleri, mevsiminde Ekrem Beyin taze sıktığı portakal-nar suları ve bahçede buldukları yere yumurtlayan tavukların tazecik yumurtalarıyla kahvaltı denemeye değer. Taş evin verandasında, mavi evin önünde ve ya bahçedeki salıncaklarda çay keyfine diyecek yok. Evlerin dekorasyonu son derece sade, özenli ve iç açıcı. Serpil Hanım bu konudaki bilgisini, yeteneğini ve zevkini çok iyi yansıtmış evlere. Her bir detayı incelemekten kendinizi alamıyorsunuz. Özellikle kullanılan dokumalara ve patchwork’lere dikkat! Birçoğu Serpil hanımın el eseri. Bahçe çok geniş ve güvenli, çocuklar için doğada olmak, oynamak, bitkileri, hayvanları tanımak ve toprağa dokunmak anlamında bulunmaz bir nimet. İki tane papillon cinsi çok tatlı ve mini minnacık köpekleri var: pofuduk ve fıstık… Bahçede size eşlik etmekten keyif duyuyorlar.
Sıradan tatillerden bıkmış olanlar için ve tatil şamata ve kargaşasından uzakta, kendilerine ve doğaya dönmek isteyenler için mutlaka Çıralı, mutlaka Akdeniz Bahçesi.