Meslek itibariyle senenin 12 ayı Türkiye’nin çeşitli yerlerini ziyaret etmek durumunda kalıyorum. Genellikle de gittiğim yerlerdeki butik otelleri ve küçük işletmeleri tercih ediyorum. Benim için en önemli olan unsur -sanırım genellikle herkes için öyledir- konakladığım yerin hijyeni, çalışan personelin güleryüzlülüğü ve mutfak lezzeti... Castello’yu tercih etmeden önce, hakkındaki yorumları okumuş, genel bir izlenime sahip olmuştum. Ama konaklamam boyunca, beklediğim fazlasını aldığımı söylemem gerek. Akyarlar’ın her yerinden görünen, muhteşem taş binanın önündeki deniz ve kumsal da otelin büyülü havasına katkıda bulunmuyor değil elbet... Hele orta bahçedeki şezlongların üzerinde hafif bir müzik eşliğinde, kitabınızla başbaşa kalmak ruhunuza çok iyi gelebilir. Bu yıldan itibaren senenin her ayı hizmet verebilecek olduğunu öğrendiğimde, kış aylarında bile kaçamak yapılabilecek bir alternatif olduğunu düşündüm. Cana yakın ve güler yüzlü personeli, tüm konaklamanız boyunca her türlü yardıma hazır. Lezzet kısmı ise, işin farklı bir boyutu... Kos adasına karşı şarabınızı yudumlarken, önünüze gelen mezeler tam damak tadınıza uygun. Özellikle ızgara balık denemek lazım, yanında süper bir sos getiriliyor. Şansınız var ise işletme sahibinin mutfağa girerek, kendi yorumunu katarak yaptığı makarnaları denemenizi şiddetle tavsiye ederim. Fiyat kısmına gelince, diğer kaldığım butik otellere nazaran, çok daha uygun ve sınıf olarak aynı. Umarım sizin de beklentilerinizi, benimkileri fazlasıyla karşıladığı gibi karşılar.