Z
onguldak tatil yeri değil. Ancak Karadeniz gezisi sırasına veya başka nedenlerle uğranması gerekiyorsa, Bab-ı Zer, konumuyla da tarzı ve servisiyle de şehrin ve bölgenin açık ara en iyi oteli. Aynı zamanda popüler bir restoran.
Konumu hakikaten müthiş: Bir yarımadanın üzerinde, deniz kenarından dimdik çıkan bir yamacın tepesinde. Yol kenarından aşağıya merdivenlerle iniliyor. Çimli bir bahçenin ortasında üç katlı bir bina. Hiç Zonguldak’taymış gibi değil.
Özlem hanım ve Ali Bey okul arkadaşı. Özlem aynı zamanda eczacı.
Bina son derece ışıklı bir yapı. Tarz neo klasik. Kapitone arkalıklar, varaklı aynalar, üstü tüllerle kaplı baldeken yataklar... Renkler yumuşak. Aydınlatmalar başarılı. Odalarda müthiş bir deniz manzarası var. Gün, müthiş güzel doğuyor: denizden!
Balık ağırlıklı zengin bir mutfakları var. Güveçte bonfile ve meşede “steak” de yapıyorlar. (Bu arada bab-ı zer altın kapısı demek..)
Özellikler:Güzel bahçe • Odalarda telefon • Odalarda televizyon • Odalarda klima • Yaz-kış açık • Kredi kartı kabul ediliyor • Denize sıfır
Konum:Denizin tam dibi
Restoran:Akdeniz/Ege yemekleri • İtalyan yemekleri • Fransız yemekleri • Balık yemekleri
Çocuk politikası:Çocuk kabul edilir
İnternet bağlantısı:Her yerde var • Ücretsiz
Evcil hayvan politikası:Kabul edilmez
Son yapılan yorum
-
Ahmet Ceranoğlu
-
İstanbul
-
Türkiye
-
3-5 Mayis 2012
- verdiğin paraya
değdi mi?
10
Adına uygun tam bir butik otel. Bu kadarmı güzel olur? Evet. Tek kelime ile muhteşem bir konaklama yeri. Hizmet kusursuz, personel harika, Yağmur hanım, Cüneyt bey ve isimlerini bilmediğim diğerleri. Hepinize teşekkürler. Ben Babı-Cennet adlı odada kaldım. Akşamları gelip arkadaşlara "cennetin anahtarını alabilirmiyim?" demek o kadar hoştuki. Tekrar tekrar teşekkürler. Otelin girişimcilerini de böyle birşeyi düşünüp hayata geçirdikleri için de ayrıca kutluyorum. Onlara da teşekkürlerimi sunuyorum. Yolunuz düşerse uğramadan geçmeyin en azından bir ziyaret edip bahçesinde birşeyler yiyin.
diğer yorumları göster