İstanbullu kültürlü bir hanımefendi yönetiminde harika bir eski Rum evi. İskeleye yürüme mesafesinde, kasabanın merkezinde... devamı
Kuzey Ege`nin en bakir köşesinde, ıssız ve muazzam panoramaya karşı bir rüya şatosu. Deniz, yürüyerek 10 dakika. devamı
Tiyatronun duayenlerinden Tuncel Kurtiz ve ailesinin içten, sıcak, keyifli küçük oteli. Kaz dağlarının güzel bir köyünde. devamı
Bozcaada'nın geleneksel Rum kültürü ile modern mimari fikirlerin harmanlandığı, iyi tasarlanmış, `kentli` bir otel. Ev sahipleri büyük şehirden adaya dönen mimar bir çift. devamı
Assos-Kazdağı tarafından dönüş yolunda gayet pratik bir konaklama noktası. Akşam yatıp, sabah 10dan önce İstanbul'da iş başında olmak mümkün. devamı
Bozcaadanın tepelerinde, sempatik, içten, "şehirli" bir aile işletmesi. Evsahipleri modern kent yaşamını erken terkeden genç bir karıkoca. devamı
Bozcaada'nın güneybatı ucunda yalnız ve şık bir otel. Hepsi denize bakan kocaman teraslı kocaman odalar, nefis parke döşemeler, en güzelinden dökme çini karolar, fokur fokur jakuziler, çıtır çıtır şömineler.. devamı
Midilli adasına neredeyse tepeden bakan muazzam bir dağbaşı; etraf, ıssız bir volkanik bozkır; hava sarhoş edici. Bir de yemekleri çok güzel. devamı
... asıl akılda kalan, evsahibesinin insanı sarmalayan kişiliği: alabildiğine içten, zeki ve ışıltılı... devamı
Assos'ta, denize sıfır, mavi bayraklı plajında, zeytin ağaçlarının altındaki on dönüm çim alanda, çocuklar ve büyükler için bir masal dünyası. devamı
Bir zamanlar Madam Katina'nin yaşadığı eski Rum evi, şimdi küçük, samimi bir otel. devamı
Adatepe Köyü'nün meydanında, etkileyici bir bahçe içinde iki bina; biri yüz diğeri yetmiş yıllık. Odalar aydınlık, sade, kullanışlı. devamı
ADA BACCHUS, Bozcaada'nın uzak ucunda, güzel bir yamaca teras teras yayılmış, bağlarla çevrili, yalnız ve mağrur güzel bir otel. devamı
Çardaklı, sardunyalı bahçe, taş duvar, çiçek, çakıl, sandal bileşimi güzel. devamı
Ayvalık'ta çamlar içinde neşeli bir bahçe, manzaralı odalar ve dünya tatlısı bir evsahibesi devamı
devamı
Çanakkale'nin gün geçtikçe canlanan eski çarşısı içinde, 1903 tarihli, kırmızı tuğladan, Osmanlı-İngiliz kırması eski zaman konağı. devamı
Gelibolu Yarımadası'nda hakiki bir köyde çok yakışan ama köylü olmayan bir otel devamı
Tarihi Birgi kasabasının merkezinde, dere boyunda, derli toplu ve sevimli aile pansiyonu. Bahçesi dev çınarların altında. devamı
Bozcaada'nın insandan uzak bir köşesinde tam bir çoluk çocuk, aile yeri. Çayır çimen, ördek, kaz, tavus kuşu, oyun parkı, bisiklet, pinpon ne istenirse mevcut... devamı
Cunda Adası'nda beyaz rengin hükümranlığında değişik bir otel... devamı
Cunda'nın tam göbeğinde, Arnavut kaldırımlı çok güzel bir sokakta, eski bir taş ev devamı
Türkiye'nin muhtemelen en bakir yerinde, ıssız ve muazzam bir panoramaya karşı hiç ama hiç beklenmedik 'fantastiklikte' bir mimari! devamı
Sivrice Koyunun sonunda, balıkçı barınağının hemen karşısında dünya tatlısı bir yer. Gözlerden uzak rüya gibi. Yer tam Midilli’nin karşısı. devamı
9 ODA, Bozcaada'nın en merkezi yerinde içi modern, dışı geleneksel mimaride son derece dostane bir otel. devamı
Cunda’nın dar sokaklarında dışarıdan kendini hiç belli etmeyen tatlı bir sürpriz. Kapının ardında taş evlerle çevrili, dış dünyadan yalıtılmış harikulade bir iç avlu saklı devamı
Assos akropolünün kenarında, çok güzel bir köy evi ve bahçesi... devamı
Yeni Foça'da restore edilmiş bir zeytinyağı fabrikası. Gördüğümüz en güzel restorasyonlardan biri. Taş işçiliğinden antikalara, seçilen renklerden irili ufaklı aksesuarlara kadar her şey harikulade bir armoni içinde. devamı
Cunda’nın yüksek mahallesinde göz yaşartıcı güzellikte bir bahçe içinde 2 adet taş ev. İkisi de en az yüz yıllık. Restorasyonları kusursuz. Hakkını vere vere ilk günkü görkemlerine kavuşturulmuşlar. Uzun kalış için mükemmel! devamı
Ortunç, orman ve zeytin bağları arasında kendine ait minik koyda tek başına bir tesis. Yer çok güzel. Rahmi Koç’un denize girdiği müstesna koylardan. devamı
Çanakkale’nin en eski oteli. Troya kaşifi Schliemann bile 1868'da kalmış. İyi bir restorasyondan sonra 2010 yılında yine aynı isimle hizmete açıldı. devamı
108 yaşında Rum işi harikulade bir ev. Erinç Hanım tatlı kızıyla beraber içten bir misafirperverlikle konuklarını ağırlıyorlar.Kahvaltıyı arkadaki yasemin kokulu avluda veriyorlar. Konağın genelinde pembe beyaz hakim. devamı
Kapılar, yer ve tavan ahşapları, odadaki gömme dolaplar aynen kalmış. Adını bereket, bolluk ve beraberlik getirsin diye Nar koymuşlar. Bir çok yerde narlı objeler görmek mümkün. Toplam 5 odası var. Hepsi yüksek tavanlı, geniş ve ferah devamı
Odalar neşeli renklerle kaplı. Kiminde jakuzi ve şömine de var. Engelli misafirler için özel hazırlanmış bir odaları da var. Ortam insanı cidden dinlendiriyor. Sabah uyanması çok güzel. devamı
Berjerler başköşelerde, yataklar pirinç, antikacılardan toplanmış ahşap dolaplar, duvarlarda ezoterik manalara çekilebilecek ilginç desenli panolar evin çeşitli yerlerine serpiştirilmiş… Sıcak, esprili ve ruhu olan bir yer. devamı
Alaçatı’nın aydınlık bir sokağında çok zarif yeni bir otel. Sahipleri genç güzel bir çift. Bazı odalarda küvet odanın ortasında! devamı
Sabahları nasıl güzel bir manzara var anlatamam. Dümdüz bir deniz, pat pat eden motorlar, tepede uçuşan martılar... devamı
Trabzanından, eskitilmiş (ve çok şükür IKEA olmayan) sandalyelerine, denizden çıkarılmış taşlarla yapılmış patikalarına, işleyen sevimli kuyularına kadar her şey zevk sahibi bir gözün seçimi devamı
Kazdağları’nın karşı kıyısında, yeşillikler içinde bir rustik çiftlik evi... Bilmezdik: Akkız, şevketibostanın bu yöredeki adıymış... devamı
Kasabanın bitişiğinde denize sıfır bir arazi üzerinde kurulu pırıl pırıl yeni bir otel. İçinde zeytin ağaçları olan nefis bir bahçeye bakıyor. Bahçenin devamı denizle birleşiyor. devamı
Köyün girişinde, 24 odalı çok güzel bir küçük otel. Kadraj: adanın uçsuz bucaksız toprakları ve ıssız tepeleri. Sahipleri üç Türk bir Yunan. devamı
Yeri güzel. Alaçatı hayhuyunun dışında, sessiz sakin bir köşede. Çarşı, 4 dakikalık yürüme mesafesinde. Kocaman yeşil bir bahçede üç adet taş kaplama “neo Alaçatı stil” ev. devamı
Bozcada merkezden bir kaç kilometre dışarıda, bağların ortasında bir ev. Manzarasında gözü de gönlü de bozan hiçbir şey yok. devamı
Morro’nun kalbi mutfakta atıyor. Hayat var, neşe var bu mutfakta. Kötü bir şey çıkamaz oradan. Çıkmıyor da zaten... devamı